Motivasyon, Hedef ve Harekete Geçmek

Motivasyon, Latince’de hareket etme anlamına gelen mot kökünden türetilmiş bir kelimedir. Motivasyon, coşkuyla bir işi yapmaktır. Sabah işe başlarken heyecan duyuyorsanız, motivasyon var demektir. Heyecan yoksa bir işi yapmak için var olan enerjiniz solup gitmiştir.  Çoğunlukla iş yerinde problemli bir durum oluştuğunda çalışanın motivasyonu yerle bir olur. Oysa motivasyon insanın kendisiyle ilgilidir.

Motivasyonda en çok gözden kaçırılan kısım ise motivasyonun başlangıcıdır, yani ilk adımı atmaktır. İlk adımı atabilmek için ise nereye doğru gidildiğinin bilinmesi gerekmektedir. Yani HEDEF belli olmalıdır.

Yapılan çoğu mülakatta “İş hayatındaki hedefin, amacın nedir?” sorusunu duraksamadan cevaplayan çok az aday görülüyor. Soruyu cevaplayan çoğu kişinin maalesef hedefi yok!  Akıntıya kendini kaptırmış giden, hedefi olmayan bir çalışanlar ordusu ve bunları sadece primlerle motive etmeye çalışan şirketler var. Motivasyon sadece para ile olmaz.

Bir okul öğrencilere notlarını yükseltmeleri için para teşviki sağlanmasını kararlaştırıyor. Notlar yükseldiğinde öğrencilere elli dolar ödeme yapıyorlar ve onları evlerine limuzin ile bırakıyorlar. Bunu da tüm öğrencilere duyuruyorlar amaç, başarısız öğrencilerin notlarını yükseltmek.  D alan öğrenciler notlarını B yapıyor. Para burada motive ediyor ve gerçekten de notlar yükseliyor.

Ama bir gurubun notları hiç yükselmiyor.

Bunlar E alan öğrenciler. Bunlar okulun en başarısız, en asi çocukları. Bunları elli dolar motive etmiyor. Yani okulun yaramaz/serseri çocukları bunlar. Notları değişmiyor , çünkü asilik/yaramazlık imajlarına zarar gelsin istemiyorlar hatta bu konuda çok iyi motiveler. Amaçları problemli çocuk olmak ve bu şekilde dikkat çekmek. Gerçekten de okulda dikkat çekiyorlar ve hedeflerine ulaşıyorlar.  Bu çocuklar için ne 50 dolar ne de limuzinle eve gitmek HEDEF değil, bu yüzden notları yükselmiyor. Notları yükselen öğrenciler ise yüksek not alıp başarılı olmayı ve eve limuzinle gitmeyi hedefleyenlerden oluşuyor.

Şimdi bunu iş dünyasına uyarlayalım. Okuldaki öğrencilere göre daha az motive ve amaçsız bir grup var elimizde. Okul grubunun büyük bir kısmı en azından okulu bitirmeye çalışıyor. Ama iş dünyasında başlangıçta büyük bir kısımda hedef yok. Hedefi şirketler ve yöneticiler oluşturuyor.  Hedefi oluşturduğunuz personelin haricinde kalan kısım ise Motivasyonun kara deliğini oluşturuyor. Onlara ne yaparsanız yapın motive olmayacaklar. Bunlar tıpkı okuldaki E alan öğrencilere benziyorlar. Şirket içinde işten kaytarmak, onunla bununla çatışmak, şirket hakkında negatif konuşmak, dedikodu yapmak onların hedefsizliğinden doğuyor.  Zaten hedefleri olsa bunlara zaman kalmayacak.

Motivasyon, kesinlikle HEDEF ile ve sonrasında harekete geçmekle ilgilidir. Sabah işe gittiğinizde uzun vadeli bir iş hedefiniz yoksa nereden geldim ben buraya, keşke evde uyusaydım diye düşünürsünüz.  Hele ay sonu primi kapmak gibi kısa vadeli bir hedef kimseyi tek başına motive edemez. Kişiye çalıştığı işte bir gelecek sunulmadıysa ve onunda böyle bir isteği yoksa  ne kadar prim alırsa alsın bir işe yaramayacak. Motivasyon için kişinin mutlaka net bir hedefi olmalı.

Etiketler:
Yorum Yap